7 Haziran 2016 Salı

VAROLUŞ

Bir sene geçti. Korkuyla, acıyla, eski-yeni sıkıntılarla dolu bir sene.  Basenlerim hala aynı geniş sınırlarında, dizim ara sıra zorlasa da genel olarak iyi ve tabi pek muhterem büyük patron... O, ara sıra beslenmeme göre az-çok acı veriyor. Onunla sorunumuzu tam olarak çözemeyeceğiz sanırım. Onun için de kolay değil yıllar boyu ben onu engelledim o beni.

Engelleri elimden geldiğince kaldırdım. Tuvaletim geldiğinde tutmuyorum, hangi tuvalet olduğu fark etmeksizin koyveriyorum tüm hijyen saplantılarımı bir yana bırarak. Tuvalette acele etmiyorum artık...Sıkılıyorum gerçi, gazete kitap okuyamam yaparken, ancak düşünür ya da bir şeyleri izleyebilirim o kadar. Sanırım bunun için bir şeyler yapmalı. Gazım varsa en azından yakınlarımın yanında salıveriyorum.

Böylelikle kıçımın kutsal varlığını kabul edip, ondan aldığım tüm hakları ona geri iade etmeye başladım. Bunca acıyı yaşamam gerekiyormuş demek.Kolay olmuyor. İngiliz devrimi olmasaydı, İngilteredeki işçiler haklarına kavuşabilir  miydi? Vahşi kapitalizme başkaldırılar olmasaydı sosyal güvenceler, emeklilik sistemi olmazdı...Ya 68 Fransa olayları .... Şimdi İngiliz işçileri de kıçımdan farklı değil hani ama  öyle böyle idare ediyorlar  benim gibi. Ya ameliyat olmasaydım Allah muhafaza Türk işçisine dönerdim. 

Kıçımın varoluşu nihayete erdi darısı Türk işçisinin başına

1 yorum: