17 Ağustos 2015 Pazartesi

KONTROLLÜ KONTROLSÜZLÜK


"Bu sene bir kursa gidip öğreneceğim "
"Geç bile kalmışsın"
Hemşire hanım haklı, çok geç kalmıştım. Anlattım:"15 yaşındayken bir astroloji kitabında benim burcumdakilerin boğularak öleceğini okumuştum  yaşadığım bir kazadan sonra kendimi yüzmekten, denizden çektim hep..." demeye kalmadı ortamdaki 2. yüzme bilmeyen adam burcumu sordu. Yay dedim.Onunkini sormaya  kalmadan adamın yüzünden anladım ne olduğunu. O da Yay'dı. "Abi iyi böyle ben yüzmeden de mutluyum" diye koydu noktayı. Ben yapamazdım, bir yola çıktım, kaymaksa kaymak, yüzmekse yüzmek...

Deniz kağıt gibi, su ılık ılık, çocuklarına yüzme öğreten babalar anneler, etrafı dikizleyen abazanlar,. Bense iki gündür kah belime kadar gelen suda salına salına yürüyor kah kumsalda uzanıp çevremdeki kıskanç kadınların çemkirmelerini kulağımdaki chopin ile susturmaya çalışarak güneşleniyorum. İşe yaramıyor, Victoria Secret mankeni edalarıyla gelip bütün seksapelini gösteren, poposu yüzünden milyon kat güzel olan o kızları gördüğüm anda bir şeyler olacağını sezip, çiftleri gözetliyordum. Uykum yoksa eğlenceli bile oluyordu.

Sıcaklık ve hararet yükseldiğinde tekrar denize girdim. Eskisi gibi korkmuyordum. Ara sıra ayaklarımı yerden kestim. Çok eğlenceliydi.Yine de ablamın "Dikkat et, yalnızsın bi de.." sözleri aklımda olduğu halde "Yüzme bilmiyorsunuz galiba" diye yanıma yanaşmaya çalışan zamparalara inat şuracıkta tek başıma her türlü riske rağmen öğrenebilirdim bu işi. İnsanların çoğu tek başına öğreniyor ne var yani! En kötü ihtimalle ya ölür ya rezil olurdum.

Suyun ılıklığına kapılıp ayaklarımı tekrar yerden kestiğimde ayaklarım deniz tabanına değemeyecek kadar yükseldi. Tamamen suyun içindeydim. Konuşamıyordum, nefes alamıyordum. Kehanet gerçekleşiyor, yolun sonu diye düşündüm. Ablamın "dikkat et" sözü de kafamda çınlıyordu.panik yaptıkça dibe ilerledim.  Kendimi bıraksam herşey yoluna girerdi belki suda durmayı dahi öğrenebilirdim fakat derin bir nefes alıp kendimi rahatlatmadan bu imkansızdı. En kötüsü de bir kaşık suda boğulacaktım ahmaklığım yüzünden. Dalgalarla boğuşarak ölmek nerde bu nerde... Bomboş bir hayattan sonra ölüme gidiyor olmak...Sinagrit Baba hesabı, öldüğüm bir şeye değseydi keşke.

"Ayaklarını yere bas" sesiyle kaldığım yerden devam ettim. Kendime geldim diyemeyecek kadar kendimde değildim. Kumsala döndüm, gerzek beynim ölmekle olayın rezaleti arasında gidip geliyordu. Ölüyordun lan ötesimi var! Suyun altını düşündüm, anne karnını simgeleyen o kutsal yeri. Herşeye rağmen öyle başkaydı ki huzur bulunabilecek tek yer belki de. Yüzme kursundan sonra dalış kursu tam bana göreydi. Dedim ya bir kez başladım dalışsa dalış...