18 Haziran 2015 Perşembe

TOPLA ŞUNLARI*


Dünyada hepimize yetecek kadar yer var mı?
Saba Tümer'in "popo" sorusuna JLo'nun yanıtı buydu: "Dünyada hepimize yer var"
 Ben de gönül rahatlığıyla bunu söylemeyi ne çok isterdim.
Toplu taşıma araçlarında kadınları taciz eden erkeklere yönelik "Topla bacaklarını" kampanyasını duymayan yoktur. Haklı olarak tanımadığı bir insanla temas etmek istemeyen kadın ve duyarlı insanlar diyor bunu. Muhatabı adam, biraz utanması varsa o bacakları toplayabilir veyahut pişkinlikle pozisyonunu koruyabilir. Buraya kadar herşey yolunda. Peki Haklı olarak tanımadığı bir insanla temas etmek istemeyen biri çıkıp bana "Topla basenlerini" dese ne yapardım? Bunu hemcinsim yapmaz, empati kurar, az çok onda da var. Fakat basen sahibi olmayan bir erkek beni anlamak zorunda değil. Ben çıkıp da bu adama şöyle desem: "Yüzyıllardır bize nefes alacak alan dahi bırakmadınız az bir alanınızı işgal etmişim zoruna mı gitti?" Olamaz. Ben bunu yapamam. Ya bu adam hayatı boyunca, değil bacaklarını başkalarının alanına uzatmak, hiçkimsenin zerre hakkına tecavüz etmemiş biriyse. Önyargılı bir şekilde bu istisna adamı yüzlerce hemcinsinin arasına katıp haksızlık edemezdim. Peki böyle bir şeyle karşılaşırsam ne yapacaktım o zaman? Çaresizlik bu işte.

Toplu taşıma araçları, bekleme salonları, vs bütün mekanlar ince bedenlere yönelik inşa ediliyor. Bu, özellikle akdeniz havzasında bir hak ihlalidir. Herşeyden mühimi, kentli insan kır insanına göre daha temkinli ve tiksintiyle yaklaşır başka insanlara. Dokunmak istemez. Kentte o cümleyi duyma ihtimali yüzde 50 daha fazla. İşin kötüsü kentlerde kırlara göre daha büyük arsa sıkıntısı var. Bu nedenle küçücük mekanlara, küçücük koltuklara sıkıştırılıyoruz. Biz kadınları hunharca (testereyle kesmek?) düşüncelere salan bu mantık hiçbir şekilde affedilemez.

Hayatımın ilk evrelerinde daha derli toplu duran bu kısım zamanla, kilo alıp vermelerle deforme oldu. Popo yere doğru gelişme gösterirken basen aklın sırrın ermeyeceği  bir şekilde ve yönde gelişim gösterdi. Son bir kaç yılda boya uygun kiloyla beraber normal sınırlarındayken(yani koltuklarda basenli bayanlar dışında kimseye temas etmezken) psikopat doktorumun "yemek ye! yemediğin için götün böyle oluyor" imalarıyla yemek yemeye başladığımdan beri yürüdü gitti. İşin kötüsü yediğim herşey buraya gidiyor. Basenlerim ve üst bacaklarım ABD ve Avrupaysa, diğer bölgeler Afrika ve Asya.


Bir de oturur pozisyonda düşünelim

Fotoğrafta gördüğümüz gibi, poponun(A) bu yöndeki hareketinin, yerçekimi karşısında verdiği savaşı kazanamaması gibi mantıklı bir açıklaması var. Oysa fizik, basenler(B) karşısında çaresiz. Hangi güç onu çapraz yönde hareket ettiyor olabilir? Belki  bunu Newton mekaniğiyle açıklama hatasına düşüyor olabiliriz. Kuantum mekaniğine başvurmak daha anlamlı sonuçlar verebilir. Şu da var ki, zenci poposu gibi açıklanamayan bir gerçeklik söz konusuyken bunun üzerine kafa yormak çok da akıl karı değil.

Yukarıdaki kadının poposu ve basenleri estetik açıdan sorun olamaz nazarımda fakat haklar söz konusuysa insan duruyor düşünüyor. Üst bedenim hiçbir sorun teşkil etmiyorken basenlerimin kendi halinde oturan bir insanı rahatsız etmesi katlanılır şey değil. İlgili yerlerin koltukları büyütmeyeceği kesin. O zaman basenleri küçültmek bir çözüm olabilir. Bu durumda kısa vadede liposakşın estetik amacından önce, temel hak ve özgürlükler için elzemdir. Şimdilik buna götüm yemediğinden başka yöntemler arıyorum, ciddi ciddi düşünüyorum. Götümün öbürkü sorunları bitmiş gibi sanki buna geldi sıra. Bilemiyorum, belki de bir şekilde(bu şekilde) bir genişleme politikasıyla dikkat çekmeye çalışmış da olabilir. Bu da bir varolma biçimi...

Bilğim bir şey var ki dünyada hepimize yetecek kadar yer yok. Yeni dünya, huzurla yaşanılacak bir yer değil.


* Şunlar: Basenler, büyümesi-gelişmesi  metafizik güçlerle gerçekleşen; vücudun, bacaklarla belin ortasında yer alan, yanlara doğru bombeleşen kısımları.

4 yorum:

  1. "O" bacaklarını açmadan oturabilir ama "bu" basen ya da poposunu toplayamaz.
    Müsterihim efendim :p
    Özlemişim seni Ikıntı :)))

    YanıtlaSil
  2. hımmmm

    ağlamakla gülmek arası

    YanıtlaSil
  3. Yazılarını ve hatta bazı yorumlara karşılığını okudukça seni daha çok seviyorum ve imreniyorum. Ne kadar ince düşünceli bir insansın.. Satır aralarından çıkardıkça seni daha bir seviyorum...

    YanıtlaSil
  4. seni kızdırmak pahasına yazıyorum bu satırları.
    geçen ağzına kadar dolu metrobüse binmeye çalışanlar oldu binemediler ama bir bayan ki kendisi baya topluydu inatla ittire ittire bindi. Yer varlığından da değil hani. kımıldamaya yerim kalmadı. arkamda Sidikli vardı allahtan çünkü kıçımla kardeşim arasında bir kot kumaşı sığabildi. Aklımdan geçen "o koca poponu illa oraya atcaktın dimi? Bari zayıfla be. Nefes alacak yer kalır bize de " düşündüklerim yanlıştı farkındayım ama o an için kadını boğmak dışında bir şey düşünmedim açıkçası. tama kötü düşündüm kötü niyetli aynı durumda bende olabilirdim ama olmadı be Ikıntı. Şimdi sırf böyle düşündüm diye ilerde kesinlikle başıma geleceğini düşünüyorum. Ama buna rağmen engel olamıyorum.İçimdeki bir yan doğru düşünmediğimi söylerken diğer taraf aman boşver koca kıçını sıkıştırmasaydı araya diyor. Bu günlük vicdan azabı itiraf ettiğime göre gidiyorum.

    YanıtlaSil