6 Mayıs 2015 Çarşamba

OLMAZ BÖYLE ŞEY!

"Olmaz böyle şey yoksa rüya mı?
Tam mutlu oldum derken yıktın bütün dünyamı
Ben bu dertten ölürsem söyle küçük bey
Hiçmi için sızlamaz olmaz böyle şey!"


Oldu! Düzelmedi. Doktorla görüşme vakti geldi ve geçmekte! Öyle kesip biçip kenara çekilmeyle olmuyor. Bu psikopata yanlış yaptığını gösterme vaktydi! Aradım meşguldü. Geri döndü. Açtım telefonu...

Ben      :"-Doktor hani? Hiçbirşey düzelmedi! Sadece kakam 3-4 tipinde çıkıyor o kadar! Ben onca eziyeti Bristol dışkı ölçeğindeki ideal tipi yakalamak için mi çektim!" (kızgın)
Doktor :-"Ikıntı bak şimdi...." (sakin)
Ben      :"-Sus artık! Artık sana inanmıyorum! Güvenimi boşa çıkardın!"(kızgın)
Doktor :"-Sakin ol ıkıntı...Açıklamama izin ver lütfen..." (panik halinde)
Ben      :"-Hayır! Artık sen susacaksın ben konuşacağım. Her söylediğini yaptım!"(kızgın, gergin)
Doktor :"-Biliyorum, benim bugüne kadarki en bilinçli ve farkındalık sahibi hastam sendin. Ben de iyi bir iş çıkardım...ama niye böyle oldu anlamıyorum..."(şaşkın)
Ben      :"-Ben söyleyeyim sana ne olduğunu, ciddiye almadın!" (Bilgiççe)
Doktor :"-Hayır ıkıntı hayır, söyleme böyle lütfen. Elimden gelenin fazlasını yaptım sen de biliyorsun." (şaşkın çaresiz arası )
Ben      :"-İnanmıyorum artık sana. Ne kadar safmışım!" (Gururlu, mağrur)
Doktor :"-Kırıcı oluyorsun ama. Ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Çok mahcubum..." (Ağlak bir ses tonuyla)
Ben      :"-Peki tamam üzülme! Ben alışkınım zaten acı çekmeye, umutlarımın boşa çıkmasına" (Güçlü ama dramatize eden bir kadercilikle)
Doktor :"-Ikıntı..." (çaresiz, bitkin)
Ben      :"-Hoşçakal doktor sana hayatta başarılar!" (gururlu,onurlu, kabullenmiş)




Böyle olması gerekiyordu. Öyle planlamıştım.





Ama şöyle oldu:

Ben      :"Merhaba, ıkıntı ben?" (ses tonunu düzeltmeye çalışarak)
Doktor :"Evet,'x'dendi(şehrim) yanılmıyorsam."(İlgili-ilgisiz arası)
Ben      :"Hıhı.. evet evet" (kararlı-kararsız arası)
Doktor :"Nasıl gidiyor?" (Biraz meşguliyetin verdiği acelecilikle, biraz meraklı)
Ben      :"Pek iyi gitmiyor ..Aslında iyi giden şeyler de var. Mesela dışkım asla eskisi gibi değil, ideal ve ona yakın bir dışkı çıkıyor 2-3 günü de geçmiyor asla. Bu çok iyi... ama acıyor çıkarken..[...]" (başta üzgün, sonra heyecanlı,  sonra ağlak)
Doktor : "Şimdi ıkıntı bunu konuşmuştuk, hemen düzelmez! Ikınma nedeniyle [...]" (kararlı, kendinden emin)
Ben      :"Hıhı... evet ....tabiki öyle" (korkak, pısırık, mallığına doyma)
Doktor :"Farklı beslenmeye bağlı olarak zaman zaman dalgalanmalar olacak. Bizim amacımız ideal dışkıya ulaşmak.. [...]" (Ukala, sabırlı)
Ben      :"Evet ama.." (mıy mıy, ve önemsiz hissederek)
Doktor :"Zamanla oturacak yerine 3 ay daha çok yeni, en az 1 sene geçecek, barsaklar ... bla bla bla..." (Uzmanca, Bilgiçce)
Ben      :"Anlıyorum... tabiki öyle...şey bide ben egzersizi sorıcaktım..." (sıkıntıyı konu değiştirerek girdermeye çalışır halde,azıcık umutlu ama meraklı)
Doktor :"Kegel egezersizlerine yavaş yavaş başla...[...]" (emir verici bir tonlamayla)
Ben:     : Ama "makatı sıkma kas yaptı" falan demiştiniz...."(kafası karışık)
Doktor  :Evet analismus var sende biraz ama pelvik taban düşüklüğü de var...hergün nefes egzersiziyle sıkıp bırak[...](sabırlı)
Ben       :"Yaparken sıkmıcam normalde egzersiz gibi mi..yani tuvaletimi yaparken değil" (allak bullak, "bu nasıl konuşma ıkıntı" der gibi utanarak)
Doktor:"Evet. Evde, arabada, her yerde, önce nefes al kasları sık sonra nefesle beraber bırak" (yararlı olmaya çalışır halde)
Ben      :hıhı tamam....(Sıkıntılı)


[...]

Ben   :"...hıhı.. evet" (dinimiz amin)

Böyle işte, bu adamda şeytan tüyü var. Konuşmaya başlayınca sanki dünyanın en bilge insanı oluyor karşımda. Mükemmel bir ses tonlanması ve durumu idare ediş biçimi var. Ben de işte böyle, ortada durumum...Sesim de çirkin , güvensizlik de eklenince daha berbat oluyor.
Bir ara "Ağır spor yapanların özellikle haltercilerin basur olduğu doğru mu?" konusuna  getirmişim konuşmayı, "Evet" dedi. Ikınılan her durum götü mahvedermiş. Hele konuşmayı bitirirken babacan bir şekilde öyle tatlı bir "-Hadi bakalım" diyişi var ki 6 yaşında babasına hayranlık ve hafif bir kızgınlıkla bakan bir kız gibi kalıyorum o biçim...Hem kızıyorum hem sempatik buluyorum aslında. Oldukça etkileyici, yakışıklı olmadığını hesaba katarsak yüksek iletişim becerisine yorabilirim bunu.Yo derin duygular beslemiyorum. Kime derin duygu besleneceğini ve sınırımı bilirim ben(Evet herkesin mucize diye baktığı o durumu(aşk, hoşlanma vs) ben kendim belirliyorum). yani hiç o biçim düşünmedim; Ama o konuşurken akan sular duruyor; Ben akmaya başlıyorum. Ben bu adamla her ay bir kere telefonda konuşsam bütün bir hayatımı daha az panikleyerek daha güvenli hissederek geçirebilirim. Mesela muayene günü Defekografiye giderken de "-Ya arabada kaçırırsam" demiştim. "-Boşver en fazla patates püresi çıkar" diyip gülmüştü. Orda yaptığım bok olsa bile sorun etmeyecek birini gördüm. Annelerimiz bile yeri geldiğinde neler derken, onun umursadığı acıdan kurtulabilmem için götü düzgün kullanmam, kontrolü bırakmamdı. Bok çıkaran bir varlık olduğumu kabul etmiş bunun normalliğine yaptığı vurgularla rahatlatmıştı beni belki de. Bunu benim için değil, kendi başarısını ispatlamak için yapıyordu. Olsun, en azından beni doğruya yönlendirebiliyordu.
O konuşurken, sanki alanında ondan daha bilgili kimse yok gibi konuşuyor; O an onun her dediği doğru, her söylediği uyulması gereken bir yasa gibi geliyor. Bana dese ki "-Tekrar ameliyat gerekiyor". Belki o dakka kabul edebilirim.

Yani:

Kadehinde zehir olsa ben içerim bana getir
Dudakların mühür olsa ben açarım bana getir
Bakma canım yandığına sorma benim halim nedir
Ağladığın geceleri, kalbindeki acıları
Çekinmeden bana getir, sen tükenme beni bitir
...

Konulu videolar:






Bir ay giderim bu gazla :)


22 yorum:

  1. ve ben ilk konuşmayı gerçek zannederek, vay bee böyle doktorlar da varmış demek derken, sonunda hayal kırıklığı :) çizdiğin profili görür gibi oldum resmen, adamda gerçekten şeytan tüyü var sanırım :)

    YanıtlaSil
  2. Tabii ki "bok" çıkaran varlıklarız:) Bunu kabul etmek için doktordan teyit bekleme. Böyle sorunları olmayan mesela gel bana sor aynı şeyi aynı rahatlıkla söyleyeyim. Mizah kapasitesi vasatın da altında olanlardan arınsak cümleten idrak edeceğiz ve bilimsel bir şekilde kendimizi tanyıp anlayıp benimseyeceğiz ama bizimkiler hala bok-göt ikilemiyle "şaka" üretmeye çalışıyor... Her neyse. Zeynep gibi ben de ilkini gerçek sandım. Böyle planlamıştım'ı okuyunca bastım kahkahayı...

    YanıtlaSil
  3. Geçmiş olsun ya.
    Şimdi sivilce ile senin durum bir olmaz ama lise de benim için acıdan daha fenaydı. Doktora buda işe yaramadı diye dolup gider gidince sesim çıkmazdı. En son Sidikli ile gittim kadın en son ne kullanmıştık falan dedi bizim Sidikli araya girdi çantasını açtı ters çevirip masanın üzerine boşalttı. İçinden bir sürü haptır kremdir çıktı. "kızı kobay niyetine kullanıyorsun piyasada ilaç bırakmadın hepsini kullandı sayende" dedi. kadın ergenlik deyince ben yine tamam dedim çıktım. Sidiklide daha sivilce falan için doktora gitmeme izin vermedi. :D

    YanıtlaSil
  4. Zeynep,

    Bir de benim yaşadığım hayalkırıklığını düşün :)




    Fidan,

    İş işten geçti, bunu psikopatik eğilimleri olan bir doktora teyit ettirmek de varmış, geri dönüş yok :)
    Haklısın aslında, -seni tenzih ederek- bir yere kadar herkes(ben hariç) kendini bu anlamda kabul ediyor ama başkaları olunca surat ifadeleri bile yetiyor gerçeği görmeye. bir toplumun neyi ayıplayıp aşağıladığını mizahtan anlıyorsun dediğin gibi. Mesela ben "göt" diyemezdim, doktorum "göt" kelimesini bu kadar rahat ve çok kullandıktan sonra -ki kullanımını normal görüp de kullanamıyordum- göt diyemediğim bir bölgeyi asla iyileştiremeyecektim. Artık diyorum :)



    Witch,

    Bir olmaz olur mu? o da ne menem bir illettir. Bu sorun gene görünmüyor da onu nasıl saklayacaksın, peçe mi takacaksın. :)
    Ya bende de vardı aslında. Hormonsal ve kist-over nedenli hala çıkıyor. Bir yaştan sonra çoğunlukla androjen hormonlara ve büyüme hormonuna bağlı gelişiyor. Bu yüzden böyle patır-kütür daldım olaya. Ayrıca bilirim sen kompleks yapmazsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben o dönem kompleks yaptım. millete hiç takmıyormuş numarası yapmalar mı dersin içten içe kahrolmalar mı dersin. Millette de çıktıkça mutlu oluyordum. :D Kapansın diye fondöten falan kullandım :D
      Sonra o doktor olayından sonra aman boş ver be kızım dedim de aklım başıma geldi. Ama şu var kaç yaşında olursan ol o aylık döngü gelince ergenlik zamanın geçmiş demeden suratının bir yerlerinden çıkarıyor.

      Sil
    2. İnsan böyle bir varlık işte bende de ona benzer duygular olurdu. Hem bir kötülük yok bunda,psikolojik-kültürel benzeşmeleri takdir etmek gibi birşey hepimiz sivilceli olsak dert edecek bir şey kalır mı? Lanet olası farklılıklar! :)

      Sil
  5. amaann ne boktan muhabbetler (bohohöhöyy)
    sabah aç karnına kayısı + sıcak su iç wc fayansını boyarsın (şaka şaka)
    parantez içi mimik açıklamaların çok iyi, hepsine harfiyen uydum.
    :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sende kendimdekine benzer bir mikropluk havası seziyorum :)
      sen o parantez içlerini bırak ıkınma öğretime odaklan yoksa kayısı da dahil her bi şey nafile bu hayatta

      Sil
  6. doğum yaptıktan tam 50 gün sonra feryat figan doktora gittim ve öğlen gel hemen ameliyat ol dedi. oğlana az süt sağıp koşarak yattım hastaneye..
    ben doktorlara güvenirim arkadaş. boru mu adam 30 yaşına kadar okuyor! :)
    hem de öyle nüfusu 200bini geçmeyen dandik bir ilde dandik bir doktor kendisi :) arkadan muayene edince dedim ki kendi kendime "bundan daha kötü ne olabilir??"

    aradan nerdeyse 2 sene geçti. hiçbir problem yok. sende neden böyle anlamadım.. ha, o ...... anestezi uzmanı hatası yüzünden bir hafta kafa bi milyon kusa kusa, kafamı kaldıramadan hayatımın en kötü günlerini yaşamış olabilirim o ayrı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haleluyahh! Nihayet! Sonunda aynı sorunu yaşayan bir aslan yürekli rişar çıktı ve aynı sorunu rahatlıkla anlattı.Sonunda bu kocaman blog dünyasında yalnız olmadığımı gösterecek bir işaret geldi. Tanrının eli bu olmalı! Heyecanlandım, sanırım daha fazla konaşamığcimm.Teşekkürler A. çok teşekkürler :)

      Sil
    2. ay keşke derdine de derman olabileydim :)
      evet insanlar bu konuda acık garipler.. ben söylemeden kimseden duymadım, söyleyince de bir sürü kişide olduğunu öğrendim.. belki her 10 kadının 9,5 unda var bu olay.. EVRENDE YALNIZ DEĞİLİZ DÜNYALI :)
      herkese tavsiye ettim ben ameliyatı, şimdi olsa yine koşarak giderim ama genel anestezi olurum :)
      yalnız 15. günde annemlerde yeni salon takımında uyandım sabah ki ne göreyim koltuklar kan revan içinde.. annem koltukları alalı bir ay olmamış.. üstüme başıma, olayın ciddi olabilirliğine bakmadan 2 aylık bebeği yere koyup koltuğu temizlemeye çalıştım :)
      sende neden problemler devam ediyor acaba?

      Sil
    3. Keşke :)

      Bendeki biraz farklı, rektosel fissür vardı ve bazı bağırsak hastalıkları da var, ıkınma sendromu diyorum durumuma. Uzun yıllardır var bu. Uzun yılların sebebi de anlatamamak nedenli. İnsanlar karnı ağrır anlatır, dişi ağrır anlatır ama bunu anlatamaz, bak mesela tanıdığım bir kadın her tür mahremini anlatır ama bunu ancak benim sorunlarımı dinletikten sonra "a bende de azcık vardı geçti" diyebildi. On kadının 9 unda varsa ki doktorumda aynını diyor. 83 kişinin izleme listesindeyim yarısı erkek desek 42 kalıyor geriye...Bir kişi çıkmaz mı? Neyse :)

      Son olarak, hiçbir koltuk o bebekten ve kıçından kıymetli değil

      Sil
    4. ben açıkçası muayeneden sonra doktorun dediklerini duymadım.
      tam olarak sorunum neydi, ne oldu hiç bi fikrim yok. çünkü çok utanmıştım, sanki keyfimden göstermişim gibi eşime karşı kendimi sorumlu hissediyordum. namusum gitmişti sanki. ya doktor etrafındakilere anlatsaydı gördüklerini? kafamın içinde binlerce ses vardı ve o sırada doktor şöyle dedi: öğlene gel ameliyat edeyim..
      ameliyat sonrası akşamında hastaneden çıkarken yanıma geldi, "dardı, genişlettim" gibi bi cümle kurdu babamın yanında. aman allahım! dedim. ben bu utançla nasıl yaşarım dedim içimden :)"içerde çok fazla hemoroid vardı lazerle yaktım", "ama ... vardı bu ufak operasyonla olmaz o rahatsız ederse başka zaman yaparız tekrar" dedi. o şey ne bilmiyom..
      ama bilinçaltım nasıl etkilendiyse 2 senedir hiç kabız olmadım bir daha.. allah göstermesin ne zor şey..
      erkeklerde zaten hiç bişey yok! nalet olsun böyle sisteme. bi prostat oluyolar onun da bizde karşılığı var.. her dert bizde :(

      Sil
    5. Bende çok utandım da, benim kişisel özelliklerim biraz farklı. "merak" en büyük özelliğim kontrollü olarak herşeyi öğrenmek bilmek isterim. Yüzüm domates gibiyken doktorun ağzının içine bakıyordum ne söyleyecek diye. O kadar ki analismus ne diye sordum inanabiliyor musun? Bi de o konuda rahat ol bak doktoruma bi seferinde bir şey sormuştum. O da tereddüt edince "hatırlamıyor musunuz?" tarzında tepki verdim. "-Götler birbirine karıştı, fotoğraflara bakınca söylerim" dedi. hatta muayene için çekindiğimde de "-Bizim işimiz: girip- çıkmak " dedi ve buna alışmamı salık verdi. O an durumumu sanıyorum bir sen anlarsın. ve götümüz fotoğraflarla kayıt altına alınıyor... :) içinin rahat edeceği nokta sadece sen ben değiliz, bir sürü var ve profesyonel doktorlar için sıradan bir olay bu. İşin garibi onun bu rahatlığı bana da sirayet etti.

      Sana LİS yapılmış(genişletme), Eğer gerek olsaymış bana da yapacakmış fakat anesteziyle birlikte kaslar açılmış buna gerek kalmamış, ben normalde kontrol ediyormuşum (kontrollü sıçmak, nedenlerine eski yazılarımda değindim), bunu yapmasaymışım zaten bu sorunlarımın hiçbiri olmayacakmış. LİS, hele ki iyi yapılmazsa ilerki dönemler için tehlikeli olabiliyormuş: Dışkı kaçırma vs. Doktorum doğal dışkılama düzenini oturtmaya çalışıyor.Bunu da o bölgeye çok fazla hasar vermeden yapmaya çalışıyormuş. Öncelikli hedef kabız olmamam ve dışkının ideal tipte çıkması. Bakalım zamanla görücez durumu.

      Onlarda da var ama bizim kadar değil. Ataerkil bir toplumda onlar çişini, kakasını tutmak zorunda değiller, e titizlik konusunda kadınlar kadar duyarlı(ahmak) da değiller.
      Onların utandıkları şey de prostat evet,mesela eski komşumuzun eşi yıllardır bu yüzden sex yapmadıklarını söylemişti. Adam doktora gitmeye utandığından kendini bu duruma mahkum etmiş.

      Her dert bizde deme,onlarıda var. Sünnet denen bir şey var. Küçücük çocuklarda ne büyük travmalara yol açıyor bu. Bunu da psiko-sosyal açıdan başka bir yazımda detaylı açıklarım :)

      Sil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  8. aman neymiş sünnet bizim oğlanı 45 günlükken yaptırdık gıkı çıkmadı. yeyim onların travmasını :)) akılları fikirleri malum yerde. ona bişey olmasın da..
    hakkaten her şeyin temeli psikolojik yahu. yapı olarak utanan-sıkılan insanın burnu pislikten çıkmıyor. ben de başka bi yerde tuvalete çıkamazdım hem hijyen takıntısı hem de ay bi pırt çıksa ne derler kaygısı. yahu zaten oraya geliş amacın belli ne tutuyosun, ama yok..
    bu ameliyat beni öyle bir etkiledi ki biraz aştım kendimi sanırım..
    sahi resimlermiz ellerinde mi? ben resim mesim görmedim hiç.. bak şimdi..

    YanıtlaSil
  9. Allah seni napmasın. ilk konuşma türk filmi gibi. ediz hun hülya koçyiğit gibi. adamda babacan bir karizma var demek ki. tam da bir doktorun olması gerektiği gibi yani. bütün kızlar öyle bir erkeğe güvenmek ister de mi sona gidip de başkaları ile evlenip papazı bulurlar :))))

    YanıtlaSil
  10. Allah seni napmasın. ilk konuşma türk filmi gibi. ediz hun hülya koçyiğit gibi. adamda babacan bir karizma var demek ki. tam da bir doktorun olması gerektiği gibi yani. bütün kızlar öyle bir erkeğe güvenmek ister de mi sona gidip de başkaları ile evlenip papazı bulurlar :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En babacan yeşilçam karizması Hulusi Kentmen kadar babacandı. Tabi jest mimikler bu döneme ait olarak. Bütün kızlar ister de, öyle güvenilir erkekler zaten evli işinde gücünde aklı evinde -çocuklarında oluyor. Kızlar da allah ne verdiyse artık :)

      Sil
  11. Sırf hastalarıyla daha fazla ilgilenebilmek için "eve de 5 dakika daha geç gidivereyim" diye diye tüm gecesini hastanede harcayan doktorlar yok değil, bir kaçına ben şahit oldum, onlara zerre laf yok da...

    Yahu arkadaş tutturmuşlar bir "doktorların elinde sihirli değnek yok, bir dokunuşta tüm hastalığınızı giderecek zannederek geliyorsunuz, sonra yok şöyle de böyle de doktoru suçluyorsunuz" demelerine fitil oluyorum. Kadın hastaya prostat muayenesi yapmaya çalışandan, süt dişi zannedip gerçek dişi çekenlere, kimler kimler var, lafa gelince de "o okulu bilmem kaç yıl laf olsun diye okumadık, bana işimi öğretmek sizin haddiniz değil" demeyi de pek bilirler.

    Arkadaş biz de biliyoruz sihirli değneğiniz yok da, bazen insana elinde sihirli bir değnek olsaydı sokacak ilk yeri düşündürtüyorsunuz ama zorla.

    Bir de yan taraftaki karikatürler serisine nasıl olur da "montla s*ç"ı koymazsınız a hanım kardeşim, dünya derdinin en büyük tedavisi o be :)

    YanıtlaSil