24 Mayıs 2015 Pazar

GEÇ KALMAK

Yapılacak bir sunum var; topluluk önünde konuşma...Neleri içerdiğini biliyoruz: Göz teması, dikkati canlı tutma, topluluğa bakarak, tercihen ayakta ve konuya hakim biçimde... Yaklaşık üç adet, topluluk önünde konuşma girişiminin hepsi hüsran olunca yapılacakları bilmek yeterli değildir. İlk üniversite deneyimimde, orta öğretimde hep kaçtığım şey geldi gene beni buldu.

"Okuduğum hikayenin tümü, kelimesi kelimesine aklımda. Sınıfın karşısında özetini anlatmam gerekiyor. Hepsi aklımdaysa özete ne gerek vardı? Anlatmaya başlamamla bitmesi benim için bir olmuştu, kelimeler aktı gitti."-Aferin ıkıntı ama herkesi uyuttun" demişti, sıkıldığı her halinden belli ilkokul öğretmenim. Bense bir kez okuduğum hikayenin tümünü aklımda tutabildiğim için daha fazlasını beklemiştim. O günden sonra özet çıkarmaktan nefret ettim, topluluk önünde konuşmaktan da..."

O gün kendi yazdığım 13 sayfalık makaleyi sunacaktım. Bir şeylerin ters gideceği belki de bu sayıdan(sayı gizemciliği gibi aptal bir batılım var) belliydi. Vakit beş dakika, sadece beş. Kendi günlerinde sunum yapamayanlar bizden kalan süreyi kullanabileceklerdi. Bu süreyi geçme hakkım olsa da geçmemeliydim. Yeteneksizdim. O topluluktaki insan kadar parçaya bölünecekti aklım, parçaları toplarken konuyu kaybedecek, panik olacak kızaracaktım.

Çoğu ayakta, kürsüden uzak bir anlatım yaptı. Sıra bana geldiğinde derin bir nefes aldım. Sakin adımlarla topluluğun önüne doğru yürüdüm, kürsüyü kullanma izni istedim. Kürsüye geçtim koltuğa oturdum, şöyle bir sınıfa baktım, hiç olmadığı kadar kalabalık, hiç olmadığı kadar sessizdi. Başladım, sesimi duyamadığını söyleyen profesörün, bana "öğretmenim" diye hitap edişi koltuğa oturmamı yadırgayan bir atıftı belki de. Bunu umursayacak duygu-durumuna sahip değildim. Sesimi ayarlayıp tekrar başladım. Kafamdaki herşeyi anlatmam yarım saat alırdı, sanki tek bir şey atlasam bütün konuşma boşa gidecek, anlamsızlaşacaktı.

Henüz sadece kavram tanımı yapmış ve esas konuya geçecekken tekrar sınıfa baktım. Otuz dakikayı, beş dakikaya sığdırırken yapacağım hataları bu kitlenin önünde yapabilir miydim? Hayır. Bu gençlerden daha birikimli daha tecrübeliydim, belki de yapacağım çoğu hatayı göremeyecek kadar deneyimsiz ve hoşgörülüydüler. Ben bunu kendime yapamazdım, benden büyüklerin ve eşitlerin önünde yapacağım her hatayı affedebilirdim ama bunu affedemezdim. Orada bulunan aşağı yukarı yirmiüç yaşlarındaki öğrencilerin her hatayı yapmaya hakkı varken ben bunun için geç kalmıştım. Devam etmemeyi tercih edip yerime geçtim. Devam etseydim ve işler yolunda gitseydi özgüvenime bir parça katkısı olurdu. İşler kötü giderse(-ki gidecekti, işin sonu başından bellidir) sanırım kendime olan saygımı tam manasıyla kaybedebilirdim. Sonraki sunumlarda çoğu öğrenci koltuğa oturarak ve görece rahat bir şekilde gerçekleştirdi sunumlarını.

Bazen hata yapmak için bile geç kalmış oluruz. Bazen kaçış iyidir...




10 yorum:

  1. Aslında iki kez okudum ama neden sunum yapmadığını daha doğrusu yarıda bıraktığını yine de anlayamadım. Hata kısmı açıklama. Okuduklarımı anladım. Duygu durumunu anlayamadım. Fırsatın olduğunda benim için cevap yorumunda biraz açabilir misin rica etsem?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada koltuğa oturdum kısmını çok sevdim. Keşke bu başlangıçtan sonra gayet iyi hazırlandığına emin olduğum sunumu da yapsaydın. 5 dakika olduğu başından bellidir sanırım, ona göre kısaltmadın mı ne bileyim işte bak anlamamışım gördün mü:))

      Sil
    2. Hata evet, hazırlık yoktu pek, aman bir iki sabi sübyanın karşısında konuşacaksın salla, sunarken zamanı halledersin demiştim.Bunu yapmamalıydım, ben ki herkese aynı saygının gösterilmesini isterken bunu yapamazdım. Çıktığım ilk an iyi gitti. Aslında makale bittiğinde, ben hala kavramlar üzerinde düşünüyordum. Hala kafamda sorular vardı x düşünür şunu demiş y düşünür bunu demiş de türkçeye girerken yaşanan anlam kaymaları, bu kavramların toplumlara göre farklılıkları, bunları anlatamadan esas konuya geçecek olmak başlı başına sorundu. Hayatım boyunca en nefret ettiğim şey olmuştur yarım yamalak bilgi aktarmak. Boşuna uğraşıyorum gibi geldi. Derin bir nefes aldım bırakmayı seçtim. Belki bunlar kaçış için bahane diyeceksin ne de olsa bir nevrotik söz konusu. Bilmiyorum bunaldım işte :)
      İlk seferde başarız olduğumda, ikinci bir şans veremiyorum sanırım kendime.Bir şeyleri sürekli ertelemek de bu nedenli ve zamanında yapmayınca hataya tolerans azalıyor, bir ağaç düşün Fidan yaşlı bir ağacı ne kadar eğebilirsin? Bazı şeyler için geç kalınmış oluyor, sosyallik de bunlardan biri. Çocukken-gençken kazanılmalı.
      Bir topluluğun önünde koltuğa oturmayı ben de sevdim, garip bir duygu, rahatlattı hatta...Siyasilerin koltuk hırsını daha bir iyi anladım :)

      Sil
    3. Anladım şimdi. Gayet iyi anladım. Bu yanıt yeterli teşekkür ederim.

      Sil
  2. ama o topluluğa konuşmak berbat bir şey yaa
    sen yine iyi yahu karşımda toplasan 15 kişi var; yok olmuyor
    omurum kilitlendi, nefesim kesildi ulan ne zor iş yaa
    ama sonra söylemek zorunda olduğum şeyleri değil de söylemek istediğim şeyleri söyleyince biraz hafifledim
    sanırım araya ne olursa olsun bir iki geyik muhabbeti sokmak gerekiyor (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ciddi bir duruşum var bende sırıtıyor geyik espri vs, ordan kurtarıp rahatlama ihtimalim de yok
      Söylemek istediğini değil de söylemen gerekeni söylemek, bu yani...
      İşin tuhafı da ne biliyor musun, beni tanıyan insanların yüzde 90'ı eğitimci olmam gerektiğinde hem fikirdir. o nların o sahneyi görmelerini isterdim :)

      Sil
  3. Sunum zamanlarım geldi aklıma.. Zaten külliyen sıkıntı bir de dediğin gibi insan tecrübeli olunca hiç tölere edilmiyor hataları..

    Buarada senin için bir yazı hazırlıyorum ;)

    YanıtlaSil
  4. her seferinden aman be ne olacak altı üstü sunum rahatım ben diyorum. çıkınca sesim titremeye başlıyor, öz güvenimi bulamıyorum. sonra alışıyorum sanırım. ya da aklıma hepsi sıçıyor bunların be geliyo. bunu bir yerden duymuştum ki bende işe yarıyor. Bir de ben üzerime çok geldiklerinde şebekliğe vuruyorum :D

    YanıtlaSil
  5. Bir topluluğa konuşmak evet çok zor en son birkaç önce yaklaşık 20 kişilik bir topluluğa konuşma yaptım..Hepsi yönetici adayı, hepsi bana bakıyodu ve çok tatlıydılar..

    YanıtlaSil