1 Nisan 2015 Çarşamba

DAYAN(IŞ)MA


Kime rastlasam (yaklaşık yüzde 90'ı)"Bu yaştan sonra manyakmısın okul sıralarında dirsek çürütüyorsun" diyor. Bazen sabrım sınıra dayandığında,  aynı içeriği daha ağdalı ve okkalı cümlelerle bizzat kendime boca ediyorum. Az sonra unutup 3.Üniversiteye giriş aşamalarını gözden geçiriyorum. Ki  yüzde doksan onu da gerçekleştireceğim. Bu kadar meraklı biri olmasaydım bana biçilen standart bir hayatla devam edebilir yaşamımın bütün evrelerini basmakalıp düşüncelerle geçirebilirdim. Ancak o zaman, hem foucault'a hemde bana göre yaşamanın  bir anlamı kalmazdı. Aranjuez eşliğinde o manzaralı yerden ebedi huzura göçmek bu saçma hayatı devam ettirmekten daha doğru olurdu. Der ki:  "Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır." Mesela eskiden garip bir homofobik düşünce yumağında debelenir dururdum. Şimdilerde daha iyi fark ediyorum bunu.

Yemekhanede sıraya girdiğimde kuyruk taa çıkışa kadar uzanıyordu. Böylelikle menüde sevilen bir yemek olduğu daha içeri girmeden anlaşılmıştı. Sıra sıkıcı ("ı"lar aynı zamanda"i") bir şekilde ilerlerken yan tarafta ne söylediği belli olmayan homurdanan bir ses... ne söylemiş olabileceğini ancak arkasındaki çocuğun tepkisinden sonra çözebildim...
"-Bir şey yapmıyom olum, yer yok!"
 Öndeki çocuğun söylediği şey de bu olabilirdi:
"-Dayama bak ben dayarsam fena olur..."
ya da bu:
 "-Bana öyle dayama, anlayacaklar"

Bildiğimiz fortçu geyiği işte. Güldüğüm doğru, huzursuz bir gülüştü bu, ne kadar rahatsız edici bir olaydı esasında. Yahu ne var biraz sürtündüyse arkadaşın. Benim gibi sıvı değişimi ve hijyen takıntısı olmadığına her bahsine girerim. On yılda bu okulda ne çok şey değişmiş halbuki...

On yıl önce yine bu okulda o uzun saçlı-sakallı metalci olduğunu düşündüğüm( o zamanlar şimdiki gibi herkes rockçıdan bozma tiple dolanmıyordu ortalarda, diklenmiş saçlar, 3 numara saçlar, omuzlarda saçlar falan filan vardı... Uzun saç-sakal direk aczimendi  ya da heavy metal üyeliği demekti) çocukla aynı sınıfa düşmüştük sınav için.  Aynı bölümdeydik ama o gün konuşmuştuk ilk kez, sıradan kalkacağı sırada erkek arkadaşıyla kucak kucağa bir konuma geldi. İkisi de rahat, bizimki daha rahat şöyle diyiverdi

"-Şimdi olmaz hayatım, aile var, akşama bekle gelicem"

 Rahatlığı kendine hayran bırakmıştı beni. Sınava girdiğimde önümde oturuyordu, sınavını bitirmişti ama habire arkaya dönüp bana bir şeyler söyleyecek gibi oluyordu. Sanıyorum bana kopya vermeye niyetlendiydi. Hiç adetim değildi kopya çekmek. Olsaydı belki  tanışmayı derinleştirme durumu olurdu, olmadı. Bazı konularda ne kadar standart olduğumu söylemişimdir.

Kadınlar bu kadar katı değil mesela, ne bileyim en azından birbirine dokunabiliyorlar. Hemcinsini sevmeyen,  ondan korkan bir insan karşı cinsi ne kadar sevebilir ki? İnsan önce kendine dair bir şeyleri sevmeli kabul etmeli. Adam ah! ne  zırvalıyorum ben, bu dünyayı bu kabullenemeyiş, bu rekabet tüketmedi mi zaten...

Bitişi antropolojik bir bulguyla yapayım. Bir varsayıma göre çok eskiden grup evlilikleri varmış, hatta erkekler çok olduğundan, çok kocalı kadın evlilikleri de varmış. Sonra erkekler,  fazla olan hemcinslerini öldürerek, hatta yiyerek durumu eşitlemişler ve tek eşliliğe yönelmiş insanoğlu. Bazen düşünüyorum, acaba savaşların amacı erkeğin evrimsel süreçteki çapkınlığını ihya etmek mi? bkz. dünyadaki en taş kadınların yaşadığı rusyadaki nüfusun kadın fazlalığı...

Not: Yanlış anlaşılmasın evrime ve gelişime en büyük faydayı çapkınlar ve flörtözler sağlar. Hayatın tadı tuzudurlar. Bilim insanlarından bile daha yararlılar. Eleştirdiğim nokta şu, hayvandan insana geçiş sürecinde bilişsel duygusal değişimler yaşayan insanoğlu, evrimleşerek geldiği noktaya uygun hareket etmek yerine atalarının ilkel yöntemlerine başvuruyor.

İkna ve hoşgörü iyidir...



8 yorum:

  1. dokunma korkusu var gerçekten erkekte.. hep ilkellik.. sahiplenme ile alakalı olabilir.. "dokunduğum kadın benimdir" gibi bişey var.. onun için bir erkek başka erkeğe dokunmaya da korkuyor olabilir.. varsayımlarım şimdilik bu ka.. :)

    YanıtlaSil
  2. zaten bu aşamaların en sonunda bir patlama gerçekleşir;
    "nabıcann amuğa koyayım beni mi zikeceenn"
    işte bunlar hep bilincaltı. kahrolası kapitalizmmm

    YanıtlaSil
  3. Yani öyle değişik geldi ki konu,giriş-gelişme yine giriş yine gelişme bak geliyo sonuç şeklindeki akışın, başlamamla bitirmem bir olmuş.
    Üniversite kantinleri ve gençliğin "çizgileri" değişti evet ama iyi yönde mi bilmiyorum. Kendimi hızla" nerde bizim zamanlardaki gençler" diyecek yaşa yaklaşırken görüyorum.Bir yandan da aklıma Gezi geliyor ve şimdiki geçnler harika diye bağrınasım geliyor. Bilemedim yani..

    İkna ve hoşgörü iyidir :)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Atakan,
    "dokunduğum benim olsun", aslında bu kadınlarda da var. Erkek ve kadın arasındaki en büyük farklılıklardan biri: erkek sevgisini çoğunlukla dokunarak ifade eder, kadınsa konuşarak, ağdalı sevgi cümleleriyle...erkeğin her dokunduğu şeyedecek sanışı bundan da olabilir aslında :)

    safransarı,
    Bak o cümle gelmedi aklıma. Aklım fikrim dayanışmada ya, onu söylemiş olabileceğini düşündüm :)

    Kadriye, bak baştan anlaşalım, benim yazılarımda giriş gelişme sonuç sıralaması gibi kuralvari eylemler arama. Nükleer fizikten girip apaçi gençliğinden çıkabilecek atlama potansiyeli var bende.:) Bizim zamanımızdaki gençleri de biliyorum ben, pantolonları boğaza kadar çekenler vardı... şimdiki gençler de don reklamı yapmakta. arasını bulamadılar gitti :)
    Bizzat katılıp gözlemlemiş iyi bir gözlemci olarak Gezi'ye hiç girmeyeyim.

    YanıtlaSil
  5. Seviyorum senin yazılarını. Her seferinde bir şeyler öğreniyorum.
    Yemek öldürmek. Çok zekice aslında :D Bir de erkeklere zeki değil diyorlar. Kadınlar bunu akıl edememiş.
    Türkçede bir çok sözcüğü erkekler o yöne çekiyor. dokunmayı geç bakmaya bile laf edeni gördüm ben :D

    YanıtlaSil
  6. Lady Wicth,
    Kadının bunu yapamayacağını sana istatistiklerle göstereyim yavrucuğum.1. sırada erkeğin kadına şiddeti 2. sırada erkeğin erkeğe şiddeti 3. sırada kadının kadına şiddeti 4.sırada kadının erkeğe şiddeti yer alıyor.
    Hem türk erkeği türk kadınına yetiyor, yaklaşık %49 kadın nüfusuna %51 erkek nüfusu düşüyor. kavgaya gerek yok.:)
    Kazakistanda olsan düşünebilirdin çünkü hızla artan bir kadın nüfusu var, bunu erkeklerdeki cinsiyet belirleyici y kromozomunun bozulması nedenli açıklıyorlar.
    Herşeye rağmen "ben kadınları ya da erkekleri öldüreceğim yiyeceğim" dersen de görmedim duymadım bilmiyorum. Azmettiricin ben değilim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha seri katil kariyeri yapmayı düşünüyorum. Ola ki yakalanırsamo öğretti akıl hocam diyeceğim :D

      Sil
  7. hah! işte ben de aylardır bunu düşünüp duruyordum ve sonunda arkadaşıma açıp tartıştık bu konuyu. sonuç yok tabi ama yine de iyi oldu. yahu, kadınlar bir birleriyle el ele tutuşup gezebiliyor da, erkekler bunu neden yapamıyor? yapsalar da hemen bir dışlama yöntemine başvuruluyor. nedir bu abi ya? bi kendiniz olun amk, insansınız la altüstü. sokakta üst üste binen köpekten sadece düşünerek ve konuşarak ayrılıyorsunuz. neyin kafasını yaşıyorsunuz?

    YanıtlaSil