4 Mart 2015 Çarşamba

CİNSEL KİMLİK


 "Sex and the city "

Geçen gün K'nın civelek arkadaşı B bir hışımla geldi geçti, tuvalete daldı. Bize her gelişi ayrı bir panik nöbetidir, hem bizim için hem onun için. Ortalamanın üzerinde bir telaş hakimse davranışlarına, anlarız ki çişini tutamayacak haldedir. Gene öyle oldu. Tuvaletin kapısını dahi kapatmadan konuşmaya başladı, klozetin üzerindeyken gittim öptüm. Öptüm dediğime bakmayın kafa tokuşturmanın naif halidir bu, o buna biraz içerlese de her daim, iyi böyle."Yarım götüyle bu kız mı açsın kapıyı" diye F'ye çıkışarak yatak odama girdiği günden beri kuruluyum bu kadına. O günkü konumuz: Adam(B'ninki) gene vermemiş, aslında verememiş.

 Filmler, diziler, bloglar, kitaplar, çatır çutur birbirini götüren kahramanlarla dolu. İnanılmaz seksi olan bu kahramanlar en az 15 dakika olmak kaydıyla, ortalama yarım saat, romantik, en yüksek orgazm seviyesinde ilişkiler yaşıyorlar.  Sinema, edebiyat para kazanıyor bundan diyelim, ya kendi halinde bloglar, site yorumları? Yahu ben öyle normal olsam buraya gelir miyim hiç...Allah esirgesin, ne işim olur bu asosyal problemli insanların arasında(edebiyat karalayanlar, bilim, kültür, sanat, siyaset blogları müstesna) diye durup düşünmesi lazım insanın. Gerçek olamayacak kadar yapmacık bu anlatımlar gerçekten de fazla yapmacık. Kurguysa da az edebiyat parçala (ambjörnsen ve palahniuk olmak değil, 3-4 kelimeden fazlasıiyi olur kanımca.) Bu davranışa ya "Sonradan görme teşhircilik" diyorlar ya da... Dilim varmıyor. Her neyse. Benim çevremdeki insanların hiçbiri böyle yaşamıyor mesela.Tabuları aşmış olanları dahi böyle değil. Son zamanlarda sıklıkla görüştüğüm dört kadının dördü de sex and the city kadınlarının kariyer sahibi olamayan türk versiyonu gibi ve hiçbiri de bu bloglardaki gibi değiller. Bu internet cemaati böyle arkadaş. Bunu 3-5 yıl önce anlayıp oyun oynamak araştırma yapmak dışında pek kullanmamaya karar verdiğim günde biliyordum ve şimdi gelmiş burada anlatıp rahatlamak istiyorum. En kötüsü de blog istifçiliğine başladım. İflah olmaz bir kabızım galiba.

Diyordum ki: kadın (B) adamla ilk siftahını yapamadan göçüp gidecek. Bir yıldan beri adamı yatağa atma telaşında, adam ise bir tarikate üye olmuş, dünya işlerinden elini eteğini çekmiş, perşembe akşamları okumaklarda alır olmuş soluğu. Bizimki cilveli, durur mu? Sürtünmeler, yanlışlıkla çarpmalar, gerdanını açmalar. Adam diyor "evlenmeden olmaz günah" Kadın diyor: "Ben o işi iki kez yaptım bir daha mı aman tövbe". Adam diyor:"Gel imam nikahı kıyalım". Ona da gelmez bizimki, düz duvara tırmanacak neredeyse, son bir hamle yapıyor... Haydaa! adamın böbrekleri tutuyor, taş düşürüyormuş. Bizim Ali desidero durur mu koydu kafaya, atacak yatağa. Adam bildiğin kör cahil, tarikatteki abi dediği okumuş kişilerin kalp gözüyle müritlerin yaptıklarını görebileceğine inanıyor. B nin Sex durumu pasif  (Bir ay daha icraat göremezse, sanıyorum robdöşambrını giyip gazoza ilaç katacak) Bu coğrafyada Samantha gibi hissedip onun gibi yaşayamıyorsun kolay kolay.

Diğeri F (koridorlarını bağlatmak isteyen)bildiğin az manyak. Arada iyi saatte olsunlarla görüşüp gaipten haberler alırmış. Bir defasında ölecek dediği adam ölünce adamın akrabalarının elinden zor kurtulmuş. Artık tövbe etmiş başına ağrılar giriyormuş. Girmediği ortam, görmediği insan yok Örnek:Sedat Peker. Sevdiği adam için iki çocuğundan vazgeçiyor. Adam da adam olsa! eli yüzü düzgün fakat o konuşma her şeyi bitiriyor. "Bir erkek çirkin olabilir, bir erkek fakir olabilir, bir erkek salak olabilir, bir erkek her şey olabilir ama güzel konuşamıyorsa ondan bir bok olmaz" diyorum, anlamıyor. Dahası adamın makinalı gibi saydırarak hızlı hızlı yöresel konuşmalarından da bir şey anlamıyor. Çoğu zaman "he" deyip geçiyor. Dahası adam öpüşmeyi bile bilmiyormuş ilk zamanlar (öpüşmek ecnebi işi, ecdadımızda yoktur böyle vakıa diyenler haklı sanıyorum) Gel-gitli aşkları bitiyor dediğim gün, aslında yeni başlıyormuş. Kadın adamın kafaya sehpa geçiriyor. Bunun üzerine nşa kadınına el kaldırmayan bu adam canı yanınca bizim inek şaban misali dalıyor F'ye. F daha beter dalıyor. Barışırsan gözüme görünme diyorum. İki hafta sonra herşey süt-liman, hala gözüme görünür bir yerlerde...Sex durumu: sorunlu aktif

S var bir de. Biraz soğuk biraz gerçekçi...Onunki de bir zamanlar derin devlete çalışmış şimdilerde bırakmış ama götü üçbuçuk atan bir hayat yaşıyor. Bizimki bu maço sevgilisiyle inişli çıkışlı bir hayata gebe... sex durumu sorunlu aktif

K ya gelsem mi? Diğerlerine bi meme boyu fark atıyor.Boşandıktan sonra tövbe diyenlerden. Tabuları aktif. Sex durumu pasif.

Ha bir de F'nin arkadaşı H var, önüne gelenle sık sık. Bazen aynı gün 2-3 farklı erkekle. Bildiğimiz Nymphomaniac. Ne filmdi ama Çok şükür bizde yok bunlardan demiştim, H'den haberdar olana kadar. Dramatik.

Tanrım ben nereye düştüm böyle dahi diyemiyorum. "Sosyolog olacaksın sen, incele işte" diye çemkiriyorlar. Sizin götünüzün keyfine okumuyorum ben onu. Kaynak edinme yeni bakış açılarıyla bakabilme gayem var. Anlamam lazım! "İyi işte bak bizi de anla" diyorlar. Olur tabi, ibret-i alem için buraya da aldım :)

Bu kadınları boy sırasına göre dizsem  SBKF
yaş sırası göre dizsem BSKF
hayat tecrübesi sırasına göre dizsem FBSK
entelektüel birikime göre dizsem KBSF
oluyor. neyseki hepsini bir konuda birinci yaptım :)

Kırklı yaşlarını süren bu kadınlar (özellikle B ve F) arada bir, ulemalar uleması  ıkıntı hocaefendiye günah çıkarmaya gelirler, mum dikerler.  "Hatun kısmı her türden şehvani isteğini gidermeli pek tabii" deyu vicdani huzur temin eder, yollarım. Bazı günler B hatunu "İçim yanıyor hocam içiiim" deyu iştiha ile karşımda zuhur eder. "Sabret yavrum, azmin sonu selamet, inanıyorum ki bu davada muvaffak olacaksın" deyip açtığı sinesine dokunur, cayır cayır yanan ruhuna şifa veririm. Hem vallahi hem billahi kötü bir niyetim yok, maksat ellerim ısınsın, bağrı yanmış kerime soğusun. Yanlarına her türden cinsi-sıhhat bilgisini de iliştiririm ki başlarına bir fenalık gelmesin. Geçenlerde F'ye "Bu taife-i zenan oynaşmadan orgazma eremiyor" dedim. Telafuz edemediği kelimenin, ne manaya geldiğini dahi bilmiyormuş. "Ben bilmem öyle şeyler yapıyom mu yapıyom" dediydi, telefonuyla caka satan sabi sübyan gibi bakarak. Öyle kenafir gözlerle nazar ettim aşüfteye, acep ne ima ediyordu  beynamaz!?Ademoğluna ihsan eylemeye gör tepene sıçar! Arkadaş bana giren çıkan ne ise!

Cehalet kelimesini al, çıkar şimdi h ve l'yi, onların yerine koy s ve r'yi al sana yüzde 50'nin hayat hikayesi... Kızıyordum bazen...İmreniyordum... Şimdilerde sadece anlamaya çalışıyorum. Ikınmasaydım belki böyle saçma sapan, belki daha az saçma sapan bir hayatım olacaktı. Şimdi de saçma sapan bir hayatım var, ek olarak göt sancılarım var.

Sene 2009
Cinselliğimle ilgili sorularım 2000'lerin son çeyreği boyunca devam etti. Ego kimliğimi iyice bir yerleştiremediğim gibi 18 li yaşlara özgü arayışlarım devam ediyordu. Artık buna bir son vermek lazımdı. Bunun yolu da geç kalınmış bir şekilde olsa da cinsel kimlik edinmekten geçiyordu. Rüyalardan başladım yola. Yetişkin normal bir insan sıklıkla ilgilendiği cinsin olduğu olduğu erotik rüyalar görür. İlk gençlik yıllarından beri böyle bir şey olmuyordu. Kırk yılda bir erotik rüya görsem bile rüyada yanlız başına olurdum. Rüyaların psikanaliz yorumlarına başladığım o yıl tam bir kabustu. Yıllar boyu aseksüel diye addettiğim benliğim bildiğimiz RTÜK çıktı. Merdivenler, balkonlar, mağaralar, iş makinaları, yılanlar, mahzenler, manzaralar... Kısacası cinsel organların ve cinselliğin her türlü temsili rüyalarımın demirbaşıydı. Freud'u hayatıma sokmak hataydı belkide. "Bütün kadınlar penise sahip olmak ister" diyen bir adamdan ne hayır bekliyorsam. Yaşayaydı da göreydi  kestirme ameliyatının ekletme ameliyatına tur bindirdiğini. Tabi ki kadın tarafımın böyle tribüne oynar çıkışlar yapması normal. Kızıyor insan haliyle, ama hak vermeden de edemiyor. 7 yaşlarında ayakta işeme arzumu denemelerle gidermeye çalışmamı, beceremediğimde sidikli sidikli  yaşadığım hayal kırıklığını, abimin traş bıçağıyla tıraş olmak isteyişimi hep bu hergele açıklıyordu! 



2011'lerde rüyalarımı çıplak ya da bikinili kadınlar süslemeye başladı, (laf aramızda Salma Hayek favorimdi : )). O sıralar lezbiyen miyim diye sormaya başlasam da bu pek mantıklı gelmiyordu. Daha ziyade biseksüel olabilirim düşüncesi hasıldı. İnsan kimyasını çözmede mantığa ve teoriye başvurmak hataydı belki. Pratik yapmak en kestirme ve net yoldur. İnsan bazı şeyleri kendini bulmak için denemeli vesselam. 


                         


O yıl L'nin asılmalarına kayıtsız kalmasam şu an kafamdaki bazı sorular yanıtlanmış olurdu. Bunu tecrübe edemememin bir nedeni bu kızın arkadaşım oluşuydu. Arkadaş kategorisindeki biri flört kategorisine geçemiyordu. Arkadaşlığı flörtten üstün tutan ağır bir kast sistemini haiz bünyemdeki otoriteye muhalefet etmenin mümkünatı yoktu o vakitler(gerçi hala öyle). Aslında şimdilerde farkettiğim bir husus daha vardı. Bu da ondaki baskın eril karakterdi. Erkeğin bile yumuşak başlı, evcimeni makbulken... Bu kızın yere attığı izmariti bile ben erkeğim diye haykırıyordu. Yeterince erkeksi olan ben için bu kadarı fazla. Bu durum, o dönemde eşcinselliği hastalık kaynaklı algılayışımı da perçinliyordu. Erkeksi davranışlara yol açan hormonlar olmasaydı pekala normal olabilirdi bu insanlar. Ne bileyim, o yıllarda Doğu Perinçek bile makul şeyler söylüyor gibi gelirdi. Gerzeklik parayla değil ya! Kaygılı ruh halim de başka bir engel teşkil ediyordu deneme-yanılma yollu öğrenmelerimin önünde. Hem ne gerek var çözmeye, soruları da istifle gitsin. Bir ara K'ya açacak oldum durumu gözleri pörtleyerek bakaraktan "Saçmalama" dedi. Bu konuda adım atamayacak kadar kırılmıştı cesaretim. O ki, her görüşe her fikre herkese açık bir insanken böyle ise başkaları nasıldır kimbilir...  Ve ben ne V.Woolf ne de F.Kahlo idim. Ben kanser olmayayım diye sigara çay kahve bile içmeyen, kontrolümü kaybetmeyeyim diye alkol almayan salağın biriydim.


En son gördüğüm rüyada Gülse Birsel koca memeleriyle boy göstermişti ve rüyamda pek seksi bulduğum bu görüntü uyanıkken kendimden tiksinmeme neden oldu. Memelerden tiksindiğimden de değil hani. Diğer kardeşlerin hakkını da içerecek şekilde 3.5 yıl meme emişim bile, bunun aksinin olmadığının kanıtdır. Ya da bu 3.5 yılda sevmiştim onları. Bir şekilde sevmiştim işte: izlemesini,dokunmasını. İlahi takdir de, ablama 90-95, bana 75'i reva görmüştü. Ne diyeyim tek derdim bu olsaydı keşke. Bu arzumu hoşnut edecek kadar çıplak gezmeyi seven, bıngıl bıngıl kadın vardı çevremde. Kadında göğüs ne ise erkekte sırt oydu. Zaten de bedene dair bel altında cazip bulacak hiçbir şey bırakmamıştı o bölgedeki acılar.

                         kötü bir montaj, gülse böyle bir poz vermedi      
                                                                                                                                                 

O yıllarda hormon dengem ve sindirim sistemim iyiden iyiye bozulmuş, sonraki 2-3 yılı hastane ev arasında mekik dokuyup bir sürü tahlil tetkik yaptırarak geçirmiştim.

14 yorum:

  1. Güzel güldüm:)) Bilhassa Gülse Birsel montajına:))) Bütün yazıya da gerçi. Ben hiç bu tip bir sorgulamaya irdelemeye girmedim ne yalan söyleyeyim. Yani bana kalırsa dünyadaki en önemsiz en sonralıklı mevzu cinselliktir. Dünyayı rezil eden şey de bizzat aklı şeyinde gezen erkekli kadınlı güruh değil mi? Bağlantılı bir görüş sadece, senin yazdıklarına karşılık yazılmış değil. Soruları istiflemeyip çözmeye çalışmış olman gerçekten enteresan:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında aklı şeyinde gezmelerinden ziyade bunu yok sayıp bastırmaları daha büyük sorun. Arada bir emniyet sübabını devreye sokmalı. Soruların çoğu istifli halde duruyor.

      Sil
    2. Yok sayıp bastırdıkları mı var Allah aşkına? Kediye köpeğe eşeğe damacanaya rulmana çocuğa kadına erkeğe önüne çıkan her şeye kayıtsız şartsız... Bu gibi olmaz olası dürtüleri varsa elbette bastıracak.Her eğitimde olduğu gibi cinselliğin de eğitimi verilmeli. İnsan bilmediğine esir olur bildiğine değil. Bildiğini kullanır dengeler idrak eder olduğundan fazla bir yere koymaz. Benim ne demek istediğim açık aklı şeyinde olan başka şeyle meşgul olmayan demek ve nesilleri tükenir bir an önce umarım...

      Sil
    3. Anlıyorum seni fakat nesilleri tükenir dediğin insanları da anlama gayretindeyim. Eğitim köklü toplumsal bir dönüşümle sağlanmadığı sürece bir yere varılamaz.Bir örnek üzerinden şöyle izah edeyim.diyelim Ali adında bir çocuğumuz var.3-4 yaş olan fallik döneminde penisiyle oynamaya başlıyor engelleniyor (ciddi bir anormallik yoksa engellemeyin)14 yaşına ahlaki yaptırımlar tabularla giriyor. mastürbasyon bile yasak-günah kaçak göçek yapıyor. 18 yaşına giriyor bu sancılarla, bakıyor karşı cins daha beter baskı altında. bir şekilde milli oluyor, keraneler sağolsun. fakat para mı dayanır buna. giriyor 25 ine çevresine göre artık evlenmesi lazım. fakat bazı nedenlerle niteliksiz emekçi statüsünde üç beş kuruş kazanmakta, hiçbir mülkiyeti yok. görünüşü de genel geçer estetik kalıplarına uymuyor, tabiri caizse tipi kayık. Kim verir bu adama, aşkını sevgisini, kim evlenir bu adamla? normal yollardan gideremediği içgüdüsel istekleri ayyuka çıktığında, eğer az biraz genetik kodlarında var ve de kötü bir muhitin etkisinde bunları bir şekilde öğrenmişse ise kedi köpek çocuk hiç farketmez artık.bu minvalde damacana ve rulmanı daha makul görüyorum.Bu hikayeler kapitalist sistemle yürüyen muhafazakar toplumlarda fazlalaşır.
      Parafililerine erotik asfiksi eklensin boğularak kazara ölsünler ve gen havuzundan birkaç sapık eksilsin diye benim de düşünmüşlüğüm var. Çünkü tacizde bulunduğu her çocuk potansiyel tacizci ve tecavüzcüdür.

      Eğitime gelirsek misal Hollandada pedofili haklarını savunan bir grup var ki bunlar klasik eğitim biçiminde eğitimli kişiler, meclise temsilci sokmaya çalışıp bunun yasallaşmasını sağlamaya çalışmışlardır. Onlara sorsan niyetleri kötü değil, çocuğu cinsel istismar aracı olarak görmek değil, sadece çıkarsız saf sevgiyi bulabilecekleri bir arkadaşlık niyeti var. Yersen tabi. Yine almanyada bir milletvekili benzer bir şeyi savunmuştu.bunlar bir-iki cinsel bilgi vermeyle düzelecek sorunlar değil.
      Çok çetrefilli bir konu bu.

      Yazdığım blog sadece sağlık sorunumu içermiyor. Bir sürü yamuk toplumsal soruna eleştiri mahiyeti de taşıyor. Değişime kendimizden başlamalıyız. mesela bnları heryerde konuşabilsek rahatlıkla. öyle "ben akşam şunu götürdüm, sabah aç karnına bunu götürdüm, şöyle yiyiştik" gibi normal mahremiyetin gereksiz ifşası, refah seviyesi düşük muhafazakar toplumlarda felaketle sonuçlanır.
      Hassasiyetini anlıyorum gerçekten fakat öfkemizi yatıştırıp köklü çözümler bulmalıyız.

      Sil
  2. romandan parçalar mı okuyom ben şu anda?

    valla harika o zaman.içerik de üslupta yani. tabii kafam karıştı biraz ama nasılsa gelir yine okurum ben bi ara:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok "resimli anı türünde" yazıyorum :)

      Sil
  3. Freud mezarında ters döne döne bir hal oldu zaten :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cinselliğin bu kadar çetrefilli dallı budaklı hale geldiğini görünce :P

      Sil
    2. Mezarında ters dönmek deyimi genellikle "Aslında rahmetli öyle demedi, sen böyle diyip onu huzursuz ediyorsun" manasında kullanılıyor çoğunlukla, ondan şey ettim.
      Aslında muhteremin etkisi çok büyüktür, bu derece karmaşık hale gelmesinde. Ne bileyim bir öğrenme kuramı "öğrenmişsin olmuş" gibi yaklaşır. Bu herif yok ödip kompleksi, yok kastrasyon, yok libidinal bilmem neler kattı işin içine.... Dediğim gibi bu herifi hayatıma sokmamalıydım sanırım :)

      Sil
  4. hahhaa çok güldüm yaa :D sen burda durumları anlat bazısı içler acısı mesela Ben güleyim olmadı bu :D Ama ne yapyım tutamadım kahkaha attım resmen
    Bu B kafayı mı yedi erkek mi yok be. Hem böyle adamlar var mı ya hani erkekler sekse hayır demezdi. İmamam efendiden bence yol yakınken vazgeçsin.
    İçi kuruyup kalacak :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplumsal yaptırımlar, içselleştirdiği doğrular vs. yapamıyor işte.Gerçi bolca flört ediyor (ona kalsa arkadaşlık), sanıyorum bu şekilde bastırıyor arzusunu. K da aynını diyor "Git kendin gibi birini bul" O da "Öyle sırnaşık erkekleri, aklı uçkurunda gezenleri sevmiyorum" diyor. :)
      Bazen bile isteye içine girdiğimiz labirentin duvarlarını göremiyoruz

      Sil
  5. süper bir şeydi. ilk başlarda sıkılıp sıkılıp bıraksam da, sonunda "tamam, bu sefer okucam" dedim ve bir solukta bitirdim. freud'u ilk kez bizim eğitim fakültesi'nin koridorunda tanımıştım, resimcilere yaptırmışlar bir resmini işte. tokat gibi sikimden bir şehirde freud duvarlara asılıyor, sen "bundan ne beklenir?" diyorsun, çok ayıp :)

    YanıtlaSil