24 Ocak 2015 Cumartesi

İLK ADIM SONRASI (12 OCAK)

Durağa geldiğimde; yerler, ağaçlar beyazlamaya başlamıştı bile. Otobüs beklerken,yaşayacaklarımdan habersiz "neden ben" diye kendi duyabileceğim bir sesle söyleniyordum,
cevabını bildiğim halde.
"-Tanrım sırada ne var?"
Cevap gecikmedi
"-Bunlar da olmasa hatırlayacağın yok hani"
Durağın sınırlarını aşmadan ileri geri yürümeye başladım. Tekrar sordum "neden ben?" Bu sefer cevap doktordan geldi:



Bilgiye öğrenmeye açık biriydim oldum olası fakat günün birinde bir başkasından nasıl doğru sıçılacağını öğrenmek aklıma gelmemişti hiç.
Ufukta sarı otobüs göründü, terminal mi değil mi diye anlamaya çalışırken,durağa uğramadan vın diye geçti gitti. Ne biçim bir sistemi vardı buranın benim şehrimde otobüsler, duraklarda durmak, en azından yavaşlamak zorundadır. Arkasından seslendim (küfür etmiş de olabilirim).Kar hızını artırdı,  bu şehri hiç bilmiyorum, taksi yok, otobüs yok ve ayaklarım donmak üzere, hatta sanıyorum uyuşmalar başladı. O kadar soğuk ki, tabiri caizse insanın götündeki bok bile donabilirdi.Götümdeki sorunları halletmek üzere geldiğim bu şehirde nerdeyse donarak ölecektim. Neden bütün aksilikler beni buluyordu. 2 saati böyle geçirdim sonra metro ile merkeze geldim oradan taksi bulmak umuduyla. Burada da değişen bir şey yoktu.Terminale giden bir otobüs gördüm, durağın biraz ilerisinde felç olmuş trafikte bekliyordu, açmadı kapıyı...Çaresiz durağa geri döndüm. Sonra bir baktım başkalarını alıyor otobüse, Otobüsün yanına gittim ağzıma ne gelirse sayıp durağa döndüm tekrardan. bir saati de böyle doldurdum. Sonra trafikte ilerlemeye çalışan boş bir taksi gördüm Pink Floyd'u görsem bu kadar sevinmezdim. 15 dakikada alınabilecek yolu 1 saatte aldık sinirlerim boşaldı sanırım söylenip duruyorum belediye şöförlerine.. O da onaylayıp "haklısın abisi böyle bunlar " diyor. Bana kalırsa halinden pek memnundu. Terminale vardığımda bütün seferlerin iptal edildiğini öğrendim. Son bir hamle yapıp yaşadığım şehrin en kötü otobüs firmasına uğradım. Bileti aldım 3 saatlik yolu 5 saatte aldık eve vardığımda saat 12:45 civarıydı.
Geçici bir huzura dahi erişemeden başlıyorum düşünmeye "Neden ben?" Daha da mühimi neden götüm?  Eğer vücudumda bir sorun çıkacaksa bu beynim, kalbim ya da sinir sistemim olur sanırdım. Ne bileyim, mesela bir beyin tümörü daha afili duruyor...

Uyumadan önce aldığım ameliyat kararını gözden geçirdim. Bunca aksilik bir işaret olabilir miydi? Doğru zaman ve doğru doktor değilse? Rektosel için az riskli bir yöntem gelişmemişti henüz. Doktora kalsa onun mevcut  ameliyat yöntemlerinden modifiye ettiği kendi yöntemi en iyisiydi. Hep öyle derler zaten. Çok yorulmuştum sonra düşünürüm deyu uyuyuverdim... Ertesi gün yakınlarımla konuştum. Ne olacaksa olsun diyip 16 ocak için gün aldım.

1 yorum:

  1. ıkınmadan kasıt kabızlık olmalı..kabızlık daha çok bağırsakların çalışmaması ile alakalı..bilinen en belli başlı çaresi ise bol su içmek..su bağırsakların çalışmasını sağlıyor..geçmiş olsun..

    YanıtlaSil